İstanbul 8°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Erken seçim sine-i milletle de olsa zorlanmalı mı!

  • Çorap

  • AKP’li vekil haklı

  • Rich People Problem

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Erken seçim sine-i milletle de olsa zorlanmalı mı!

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 20, 2025

Yazı İçeriği

  • Erken seçim sine-i milletle de olsa zorlanmalı mı!

  • Çorap

  • AKP’li vekil haklı

  • Rich People Problem

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Çorap

AKP’nin ilk yıllarında AKP’ye kamuoyu yoklamaları ile destek olmuş bir isimle konuştuk birkaç gün önce.

Ne düşündüğümü merak etmiş.

Önce kendi bildiklerini anlattı.

“CHP’de iki görüş hakimmiş. Biri, İmamoğlu’nun şimdiden aday olarak açıklanması, diğeri ise sine-i millete dönerek erken seçimin zorlanması. AKP elindeki yargı ve yürütme gücünü birlikte kullanarak teker teker belediyeleri alacak. Biz hamle yapalım diye düşünüyorlarmış” dedi.

“Sence ne yapmalılar?” diye sordu.

Ben de “Bunları duyuyoruz, sen duymadığımız bir şey söyle” dedim.

“Nasıl yani?” dedi.

“CHP’nin böyle bir şey yapması halinde ara seçim yapılıp, AKP ya da Cumhur İttifakı Anayasa’yı yapacak çoğunluğu ele geçirirse ne olur, AKP erken seçim mi yapar yoksa ara seçim mi?” dedim.

Durdu, düşündü.

“AKP ne yapar bilmem ama şunu biliyorum bugün AKP’nin en korktuğu şey bir erken seçim. Sen bakma piyasada dolaşan, dolaştırılan anketlere. AKP bugün tüm tarihinin en güçsüz döneminde. Birkaç büyük şehirdeki hareketliliği çıkar diğer kentler can çekişiyor. Yoksulluk hiç olmadığı kadar yüksek. MHP’nin Kürt açılımı ters tepti. Her yerde MHP’de en az 4 puanlık kayıp ölçüyoruz. AKP MHP’den kaçan bu oyu almaya çalışıyor ama olmuyor. Erdoğan’a destek tüm zamanların en düşüğü. Erdoğan’ın bir daha seçilmesi için Anayasa değişmeli mi diye sorulduğunda çok yüksek oranda değişmemeli çıkıyor. Suriye’deki başarı hikayesi hızla çöküyor. Belediyelerde yapılanlara ise halk çok da hoşgörü ile bakmıyor tam aksine CHP açısından bir mağduriyet hikayesi ortaya çıkıyor.”

“Yani” dedim.

“Bence ana muhalefet erken seçimi zorlamak zorunda. Gerekirse tüm muhalefet istifa ederek sandığı getirtmeli. AKP’nin kabusu bugün gelecek bir sandıktır.” dedi.

Elbette bu konuda ben net bir şey söyleyemem.

Ancak şunu biliyorum.

AKP savunma yapabilen bir ekip değil.

Hücum oynamayı biliyor ama savunmayı bilmiyor.

CHP’nin “normalleşme” süreci AKP’ye hücum organizasyonunu yeniden kurma şansı tanıdı ve sokak futbolu tabiri pek de kibar olmayan bir şekilde santradan gol atmaya kalkıştı.

Bu nedenle AKP’yi bir erken seçime zorlamak için mümkün olan her şeyi yapmak fena fikir değil gibi duruyor.

Tabii siyasetteki her hamle gibi riskleri de var.

Ama siyaset zaten risk yönetme sanatı değil mi!

Esad gitmiş, Suriye özgürlüğüne kavuşmuş, Türkiye sayesinde ülkeye dirlik düzenlik gelmişti.

Her şey istediğimiz gibi gidiyordu.

Emevi Camii’nde namaz bile kılmıştık.

Hatta Trump bile Türkiye’yi ve Erdoğan’ı övüyordu.

Öyle diyorlardı.

Öyle kandırılıyordunuz.

Biz ise “Bu övgü tehlikeli, yarın HTŞ’yi terörist ilan edip, hamisi Türkiye’yi de terör yandaşı yaparlar. Dikkat edin” diyorduk.

Bakın şimdi gelişmelere.

Türkiye, yeni Kürt açılımında kimlerin aracılık edeceğine karar verebilmek için Kürdistan Demokratik Partisi Başkanı Mesud Barzani’den “izin” almak zorunda kalıyor.

Türkiye’ye Bahçeli’nin kadim dostu Ahmet Türk’ü Kürt açılımında aracı yapma izni veren Mesud Barzani sonra gidip Trump’ın dostum dediği PKK/YPG lideri Mazlum Kobani ile görüşüyor.

Ardından Mazlum Kobani ile görüşmek için ABD’nin daha önce de Ortadoğu ve Afganistan’ı karıştırmak için kullandığı CENTCOM’un komutanı Michael Kurilla Suriye’ye geliyor.

ABD’nin yıllardır PKK/YPG’ye yolladığı binlerce konteyner silah yetmezmiş gibi, ziyaretin hemen ardından 27 TIR silah daha PKK/YPG güçlerine teslim ediliyor.

Ve şimdi iddialara göre HTŞ ile PKK/YPG arasında çatışma çıkacakmış ve HTŞ PKK/YPG’yi temizleyecekmiş.

HTŞ Suudiler ile yakın ilişkide iken böyle bir ihtimal çok yakın görünmese de, diyelim ki oldu.

Bunun uluslararası alandaki yansıması kaçınılmaz olarak şöyle olacaktır: “Türkiye’nin desteklediği gruplar, daha önce bölgeyi IŞİD’den temizleyen Kürtlere saldırıyor”

Hatta Trump’ın söylemi doğrultusunda hareket ederlerse “Erdoğan’ın adamları, Kürtlere saldırıyor” demeleri an meselesi.

Suriye’de işler pek de göründüğü gibi değil anlayacağınız.

Türkiye bir kez daha kendi başına geçirilecek çorabı kendi örüyor gibi.

AKP’li vekil haklı

Bir internet sitesi haberi Ümit Özdağ’a meydan okuma olarak görmüş.

Ben ise tam tersine ilk kez bir AKP’linin Türkiye’deki Suriyeli “zorunlu misafirler” hakkında doğru düzgün elle tutulur bir şeyler söylemesi olarak değerlendiriyorum.

AKP milletvekili Oğuz Üçüncü, Türkiye’deki Suriyelilerin geri dönmesi ile ilgili konuşurken “Doğup büyüyüp İstanbul’dan başka metropol görmemiş birinin yıkık dökük bir şehre dönme ihtimalini gerçekçi bir biçimde tartışmamız gerektiğine inanıyorum” demiş.

O kadar doğru ki!

Benim 2014 yılından bu yana uzmanlara, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) yetkililerine sorarak vardığım sonuç ve söylediğim de tam bu işte.

Ümit Özdağ’ın da farklı bir şey söylediğini zannetmiyorum.

5 yılı aşan mülteciliklerde, geri dönme oranı yüzde 20’nin altında diye 10 yıldır yazıp söylüyoruz.

Zaten Ümit Özdağ da “Gidecekler” demiyor, “Göndermeliyiz, göndereceğiz” diyor.

Aslında AKP’li milletvekili, kendi partisindekilere sesleniyor.

“Merak etmeyin, gitmeyecekler” diyor.

Haklı.

Gitmiyorlar, gitmeyecekler.

Normalde yaşlılar gider ama bu kez onlar da gitmeyecekler.

Bedava sağlık hizmeti aldıkları, ülkenin gerçek halkına bile sağlanmayan imkanlardan faydalandıkları için onlar bile gitmeyecek.

Memleketin okumuş evlatlarına, doktorlarına “Giderlerse gitsinler” diyen Cumhurbaşkanı, Suriyeli yasa dışı göçmenlere “Başımızın üzerinde yerleri var” dediği için gitmeyecekler.

Rich People Problem

Dünün en sulu dedikodusu, Hacı Sabancı’nın evlenmeden önceki bir ilişkisinden bir çocuğunun olduğunun Adli Tıp raporu ile kesinleşmesiydi.

Bu konu ile ilgili bir yorum yapmayı ayıp sayarım.

Tamamen bir aile içi mesele ve beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor.

Ancak sanki tarihte ilk kez böyle bir durumla karşılaşılmış gibi gelişen toplumsal davranışı da şaşkınlıkla karşılıyorum.

Neden mi!

Ben Türkiye’de benzer bir durumla karşı karşıya kalmamış varlıklı bir aile tanımıyorum.

Tanıdığım veya bildiğim tüm zengin ailelerinde benzer bir durum var.

İstisnasız diyebilirim ya da yok sayılabilecek kadar az bir istisna oranı ile.

Aklınıza getirebileceğiniz varlıklı, güçlü, popüler tüm ailelerde mutlaka evlilik dışı bir çocuk, sonradan ortaya çıkmış veya varlığı baştan beri bilinen bir çocuk ve gözü yaşlı bir “metres” hikayesi var.

Kimi Türkiye’de, kimi dışarda, kimi ABD’de, kimi Fransa’da hatta belki de inanması en zor olanı İspanya’da olmak üzere pek çok benzer olay var.

Bu yüzden açılmış miras davaları, babaların ölümünden sonra para verilerek kapatılmak istenen olaylar onlarca, belki yüzlerce.

O yüzden özellikle sosyetemiz Hacı Sabancı meselesine “Aaaa” diye hayret nidaları ile yaklaşmasın.

Biliyoruz ki bu durum aslında bir “RPP”.

Yani “Rich People Problem”

Yani bir “Zengin İnsan Sorunu”

Sonuçta herkesin tenceresinin dibi kendine.

Bizi de hiç ilgilendirmiyor.

Sizi de ilgilendirmesin!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Başkalarının dertleriyle mutlu olmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor
Köşe Yazıları
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor

Fatih Altaylı

Mart 19, 2026

Post-operatif
Köşe Yazıları
Post-operatif

Fatih Altaylı

Mart 18, 2026

Yuh artık
Köşe Yazıları
Yuh artık

Fatih Altaylı

Mart 17, 2026

  • Videolar

Tümü
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026
Sanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisi görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimSanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisiShark Ninja Hava Kontrol Sistemleri https://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-kontrol-sistemi-urunleri?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_teke_tek_bilim 00:00 Giriş 07:14 Sanayi Devrimi nedir, ne zaman başladı? Kapitalizm ile arasında bir bağ var mı? 18:25 Kapitalizm neden İngiltere’de başladı? 27:37 Modernite ile kapitalizm arasındaki fark nedir? 37:32 Sanayi Devrimi trenin gelişmesiyle mi başladı? 43:26 Türkiye’nin kapitalizmi ve Sanayi Devrimi’ni yakalayamamasının nedenleri 54:12 Ford’un işçi sınıfını üst konuma çıkarması nasıl oldu? 1:01:36 Sanayi Devrimi'nin Osmanlı’ya geç gelmesinin nedeni nedir? 1:05:53 Türk modernleşmesi Tanzimat’la mı başladı? 1:22:40 Modernleşmek refah için şart mıdır? 1:37:04 Kapanış
Mart 15, 2026
"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. Deniz Şimşek"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları"Vitafenix takviye edici gıda ürünlerinde 14–16 Mart’a özel indirim fırsatlarını kaçırmayın! Bilimsel yaklaşımla geliştirilen Vitafenix takviye edici gıda formülasyonları, Magna P, Kreatin, D3K2 ve daha birçok özel içerikle vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve yağ asitlerini dengeli şekilde desteklemeyi hedefler. Sinerjik içerik yaklaşımıyla geliştirilen Vitafenix ürünleri; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi ve genel sağlık için destek sunar. Kaliteli içerikler, bilimsel yaklaşım ve güçlü formülasyonlar Vitafenix’te bir araya geliyor. 🛒 Kampanya tarihleri: 14–16 Mart 📲 Detaylı bilgi ve alışveriş için: https://vitafenix.com #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:03 Kasların sağlık açısından önemi nedir? 12:01 Takviyelerin bacak sağlığı için bir faydası var mı? 16:49 Arjinin takviyesi 19:16 Piyasada satılan kreatinler güvenilir mi? 20:35 Diğer takviyelerin kreatin ile karşılaştırması 27:01 Kreatinin duygusal etkileri 33:05 Magnezyum kullanımı 36:37 D vitamininin fazlasının zararı var mı? 38:31 K2 vitamininin MK7 formu 39:55 Kreatin nasıl kullanılmalı? 42:42 Kreatinin zararı var mı? 44:11 İyi kreatin nasıl anlaşılır? 46:01 Kreatin kullanımında kadın-erkek farkları var mı? 52:45 Glisin nedir? 58:52 Marketlerde satılan kemik suları güvenilir mi? 1:01:38 Protein tozları ne kadar güvenilir, kreatin ile birlikte kullanılabilir mi? 1:03:37 Aralıklı oruç sağlıklı mı? 1:06:05 Yumurta yararları? 1:09:05 Hayvansal protein ve bitkisel protein farkları 1:11:33 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mart 14, 2026